Abhazya, Abhazlar ve Misyon Teklifi

0
8

Kuzey Kafkasya’nın ‘Otantik Doğru Yaşam Felsefesi’ Khabze/Xabze/Kabza, Adıgeler ve Abhazlar adı verilen kardeş halkların atalarınca, binlerce yıl önce oluşturulan ‘doğru-mutlu’ yaşam felsefesidir

Atay Ceyişakar Chushba
Giriş
Abhazya ile ilgilenmemizin sebebi; üzerinde düşünerek ya da spontane olarak; süreç, şartlar, çevre koşullarının etkisi vb. sebeplerle yozlaşmış bile olsa halen yaşam suyumuzu aldığımız kültürümüzün yegane yaşatılabileceği-yaşanabileceği vatanın Abhazya olmasındandır.
Onun için, ‘Misyon’u belirlerken bizim birincil isteğimizin;
Yaşam suyumuzu tam-sürekli alabilmek için gerekli zeminin-koşulların yaratılması olsa gerektir. Doğal olarak, kültürün bugünkü halini değil, güne ve geleceğe cevap verecek yeni yapısı-konsepti özlemimiz olmalıdır.
Tüm diğer şeyler; Abhazya’nın egemenliği ve diğer şeyler bu özlemimize ulaşabilmemiz için gerçekleştirilmesi gerekli adımlar-alt hedeflerdir.
Ayrıca, misyonu belirlerken geniş perspektifli-daha insancıl olmak ve bu arada da faydacı davranmak gerektiği düşüncesindeyim.
          Perspektifli-daha insancıl: Yani sadece bize değil bunalımda yaşayan ve bunalımı giderek artan insanlığa, bizler örnek olarak, alternatif yaşam tarzı-felsefesi önermeliyiz.
          Faydacı: Maalesef hakkımızı-ihtiyacımızı elde edebilme koşullarımızı oluşturmanın, bizim dışımızda da engelleri vardır. ‘Bilinç oluşturma’ stratejimizi gerçekçi-akılcı-uygulanabilir tespit edip gereken özveriyi göstersek ve kendimizi aşsak bile, bizim dışımızda kişi, gurup, ülkelere ve hatta Abhazya’ya bağlı aşılması zor engellerimiz vardır.
Bu sebeplerle, misyon tespitinde ‘bizim’ ötemizde bir gereklilik ortaya koyup, dışımızdaki etkili kişi ve gurupları yanımıza alabilmeliyiz.
Gerekçeler
1. Kuzey Kafkasya’nın ‘Otantik Doğru Yaşam Felsefesi’ Khabze/Xabze/Kabza, Adıgeler ve Abhazlar adı verilen kardeş halkların atalarınca, binlerce yıl önce oluşturulan ‘doğru-mutlu’ yaşam felsefesidir.
2. Bu otantik kültürü yaşayan kardeş halklar; kültürleri, coğrafyaları, özellikle Batı Alemi araştırmacıları ve gezginlerince, yazının icadından günümüze kadar araştırma konusu olmuş-olmakta ve bu konuda yüzlerce eser yazılmıştır.
3. Bu eser sahiplerinin ortak kanaati, Khabze/Xabze/Kabza kültürü ve bu kültürü yaşayanların ve coğrafyasının ‘gizemi’ nin çözülemediğidir.
4. Batı Alemi araştırmacılarının bir bölümü, son buzul çağından sonra insanlığın; beyaz ırkın Kuzey Kafkasya’dan başladığı tezini önemle vurgulamaktadır.
4.1. Bilindiği üzere Amerika Birleşik Devletleri’nde verilen pasaportlarda, bireyin rengini belirten sütuna beyaz ırk rengini taşıdığını belirtmek için ‘Kafkasyalı/Caucasion’ tanımı yazılmaktadır.
5. Kardeş Adige-Abhaz halkının yaşadığı yerlere başka ülkelerden göç edenler ile, komşu ülkelerde yaşayan halkların önemli bir bölümü, bu otantik kültürü benimsedikleri için, bu halkların mensupları da, Adıge-Abazalar gibi, aynı halk sayılmışlardır. Çünkü Khabze/Xabze/Kabza mensupluğu kan bağı anlamında değil, ‘yaşam kültürü/felsefesi’ anlamında değerlendirilmektedir.
6. Otantik kültürün mensubu Adige-Abazalar ile bunların kültürünü benimseyen diğer halkların mensuplarına özellikle Batı Alemi halklarınca ‘Çerkes/Çerkes halkı’ adı verilmiştir.
6.1. Kafkasya’da bu halka mensup kişiler, kendileri için ‘Çerkes’ kavramını kullanmamakta; ‘Adige-Abaza/Apsua’ demektedirler. 
7. Çarlık Rusyası ile, Kuzey Kafkasyalılar’ın 19. yüzyılda yoğunlaşan savaşları sonucunda, otantik kültürün sahibi halklar yenilince, Çarlık Rusyası bu halkların yüzde doksanlara varan bölümünü zorunlu göçe tabi tutmuştur.
7.1. Zorunlu göçe tabi tutulan kardeş halklar, Osmanlı Devleti’nin isteği, Çarlık Rusyası’nın oluru doğrultusunda Osmanlı toprakları olan Balkanlar’a ve Anadolu’ya yerleştirilmişlerdir.
7.2. XX. yüzyılın başlarında, yerleştirildikleri Balkan ülkelerinde yeniden yaşam savaşı veren Çerkesler, Osmanlı Devleti Çarlık Rusyası’na yenilince ve Rusya’nın barış için dayattığı şartı Osmanlı Devleti kabul edince, Balkanlar’dan Anadolu’ya ve Suriye, Ürdün gibi ülkelere ikinci bir göç zorunluluğuna uğratılmıştır.
8. Günümüzde Türkiye coğrafyasında yaşayan Çerkesler’in 5 ila 7 milyon civarında olduğu hesaplanmaktadır.
9. Otantik Khabze/Xabze/Kabza kültürü, zaman ve şartların ve çevre koşullarının etkisiyle önemli oranda erozyona uğramasına rağmen, Anadolu Çerkesleri, dünyaya yayılan diğer Çerkesler ve ana vatanlarında yaşam mücadelesi veren Çerkesler, olabildiğince bu kültürü yaşamaya-yaşatmaya-geri kazanmaya çalışmaktadırlar.
9.1 Ana vatanlarında ya da diasporada yaşayan Çerkesler, zaman-şartlar-çevre koşulları vb. sebeplerle önemli ölçüde erozyona uğrayan kültürün ‘temel prensipleri’nden hareketle bilimsel yeni bir yorumunun yapılarak, bu yeni yaşam felsefesi ile yaşamak ve çevrelerine de örnek olmak istemektedirler. 
10. Tüm dinler ve ‘izm’ler her tür teçhizata sahip olmalarına rağmen, insanların doğru-mutlu yaşamına bir çözüm getiremediği gibi; açlığın, sefaletin, değişik sebeplerle öldürmelerin, sosyal adaletin sağlanamamasının, çevrenin tahrip edilmesinin önüne geçilememiş, özellikle de insanoğlunun ‘ruhsal doygunluğunun temin edilmesi’nde hiç mesafe alınamadığı gibi, aksine insanoğlunun geriye gitmesine sebep olunmuştur.10.1. İnsanlığın bu bunalımı, bireysel, gurupsal arayışlara doğru seyretmekte; din değiştirerek tatmin olmaya çalışanlar çoğalırken bir taraftan da semavi olmayan dinler, tarikatlar, felsefeler ve benzeri ruhsal öğretiler araştırılmakta-denenmektedir. Tüm bu arayışların doğru bir sonuca ulaşma şansı maalesef bulunmamamaktadır.
10.2. Bu bağlamda, Khabze/Xabze/Kabza, bu arayışlara en iyi cevabı verebilme imkanına sahiptir. Çünkü, sıfır yaştan ölüme, örnek olunarak öğretilmesi-öğrenilmesi sağlanan bu yaşam felsefesinin tek yaptırımı ‘ayıp’ ile özetlenebilmektedir. Bu kültüre mensup bireyin tek korktuğu ceza, dinlerin ya da rejimlerin yasakladığı şeyler değil, topluma karşı ‘ayıplı’ duruma düşmektir.
11. Yaşanmış dünya gerçeklerinden hareket edildiğinde, bir yaşam felsefesi/kültürünün özgürce ve kesintisiz yaşayabileceği, yaşanabileceği yegane yer, kültürün doğduğu yerdir.
11.1. Bu sebeple, kültürün geri kazanılabilmesi için Çerkesler’in anavatanları olan Kuzey Kafkasya, özelde bu coğrafyanın ayrılmaz parçası Abhazya’nın özgür bir iklime sahip olması gerekmektedir. 
Bu bağlamda, yukarıda gerekçeleri verilmeye çalışılan ihtiyaçların ışığında ‘misyon teklifi’ mi oluşturmaya çalışacağım.
MİSYON: Kadim Khabze/Xabze/Kabza kültürünün temel prensiplerinden hareketle, günümüze ve yarınlara hitap edebilecek yorumunun yapılması ve;
          Öncelikle genleri sebebiyle bu kültüre sahip olanların bu yeni yaşam felsefesi/kültürü ile yaşaması ve
          Onların örnek olması yoluyla, yakın çevreden başlayarak insanlığın, ‘dogma’ ve ‘…izm’lerden bağımsız yeni bir ‘doğru-mutlu yaşam alternatifi’ne kavuşmasını sağlamaktır.
VİZYON: Karadeniz kıyısında yer alan ve otantik Kabza/Khabze/Xabze kültürünün doğduğu coğrafyanın ayrılmaz parçası olan Abhazya’nın de-facto bağımsızlığının, uluslar arası camia tarafından tanınması faaliyetlerine en üst düzeyde katkı sağlanırken,
        Otantik yaşam kültürünün temel prensiplerinden hareketle yeni yorumunun, uluslar arası uzmanların katılımı ile ortaya çıkmasını sağlamak ve,
         Genlerinde bu kültürü yaşayan Abhaz/Apsua halkının ana dilleri başta olmak üzere, kendi kültürlerini korumalarının yanında, Kabza kültürü ile yaşamak isteyebilecek-benimseyebilecek diğer Abhazya halklarının bu kültür ile yaşamalarını sağlamak.
          Abhazya’dan çevreye doğru başlayarak, insanlığa doğru mutlu yaşamanın örneklerini göstermek.
          Diasporada yaşamak zorunda bırakılan Abaza/Apsua halkına, kültürün yeni yorumunun tanıtılması yolu ile, arzu edenlerin bu kültür ile yaşamalarına katkı sağlamak ve bu insanların da yakın çevrelerine, bu doğru-mutlu yaşamı örneklemelerini temin etmek.
          Diasporada yaşayıp bu yeni yaşam felsefesini ana-ata vatanında yaşamayı arzu edenlerin ana vatanlarına dönüşünün önündeki tüm engellerin kalkmasını sağlamaktır.
Stratejik amaçlar ve hedefler
          Misyona giden yolda en önemli-kritik aşama, Khabze/Kabza kültürünün doğduğu Kuzey Kafkasya coğrafyasının ayrılmaz parçası Abhazya olduğu için, Abhazya’nın egemen, bağımsız, evrensel normlarda demokrasi ve hukuk sisteminin geçerli olması için en üst düzeyde gayret edilecektir.
          Bu bağlamda, 1. yılda Abhazya’nın, ‘yeniden yapılanması’ gerekliliği, başta Abhazya devlet sistemine anlatılacak-kabul ettirilecek ve ikinci yılda ‘yeniden yapılanma programı’nın uzmanlarca oluşturulması sağlanacak ve pratiğe dönük uygulama için gerekli çalışma gruplarının eğitimi uzmanlarca tamamlanacak, 3. yıl ‘yeniden yapılanma programı’ Abhazya’da başlatılarak, 5. yılın sonunda tamamlanacaktır.
Kadim kültürün ‘temel prensipleri’nden hareketle, güne ve geleceğe yönelik uygulanabilir ‘yeni kültür anlayışı/doğru-mutlu yaşam felsefesi’ konseptinin oluşturulması için, ilk yıl alt yapı çalışmaları bitirilecek; ikinci yılda konuyla ilgili uluslar arası uzmanların da katılımı ile yapılacak 3 günlük ‘arama konferansı’nın sonunda, ‘konsept’ yazılı metin olarak ortaya çıkarılacak; üçüncü yılda bu konseptin pratiğe dönük alt yapı çalışmaları tamamlanacak ve dördüncü yıldan başlamak üzere Abhazya’da ve diasporada ‘bilinçlendirme ve bu yeni konsepti kişilerin kendine uygulaması-bu konsepte göre yaşamını sürdürüp çevreye örnek olması’ çalışmalarına başlanarak onuncu yılın sonunda program tamamlanacaktır.
    Aynı süreç içinde: Kültürün doğuşunu sağlayan dil olmadan, yeni yaşam felsefesi konseptinin yeteri başarıyı elde edemeyeceği gerçeğinden hareketle, tarihin en eski dillerinden olan Abhazca’nın, Abhazya’da eksiksiz konuşulur hale gelmesi, diasporada da yeniden olabildiğince konuşulur hale gelmesi sağlanacaktır.
       19. yüzyılda gerçekleşen savaşlar, savaşın bitimi ile Abhazya’dan ağırlıklı olarak Osmanlı toprakları ve başka yerlere sağlanan zorunlu göç sonunda ve 20. yüz yılda özellikle Stalin ve Beria ikilisi zamanında yapılan kitlesel öldürmeler, Abhaz/Apzualar’ın bir gecede soy isimlerinin değiştirilerek Gürcü soy isimleri verilmesi, asimile edilmeleri, sonrasında da bu politikaların, diğer yöneticilerce devam ettirilmesi ve nihayet 1992-1993 yılları içinde yaşanan savaş ve ardından Abhazya’ya uygulanan ambargo sonucunda Abhazya’da, Abhaz/Apsua nüfus oranı minumuma düşürülmüştür.
    Bu bağlamda Abhazya’da, Abhaz/Apsua nüfusunun artırılması ihtiyacı göz önünde bulundurularak; Karaçay-Çerkes ve tüm dünyaya ama özellikle Türkiye coğrafyasına dağılan Abhaz/Apsua diasporiklerinin, ana dilleri başta olmak üzere, kadim kültürlerinin yeni konsepti ile yaşayabilecekleri ana-ata vatanları olan Abhazya’ya dönmeleri için Abhazya’da gereken alt yapı çalışmalarını oluşturmaya yönelik olarak, 1. yılda alt yapı konsepti hazırlıkları tamamlanacak ve Abhazya yöneticileri ile mutabakat yapılacak; 2. yılda Abhazya’da ve diasporada alt yapı ve bilinçlendirme çalışmalarına başlanıp 3. yılda tamamlanacak ve 4. yıl ile 15. yılın sonuna kadar, ihtiyacı giderecek nüfusun Abhazya’ya sorunsuz yerleşmesi sağlanacaktır.
       Abhaz/Apsualar ile kederde ve sevinçte birlikte hareket etmiş halklar; Ermeniler, Ruslar, Megreller, Gürcüler, Osmanlı Türkleri ve diğer başka halklar Abhazya’da yaşamaktadır.
    Bu halkların kendi dilleri başta olmak üzere kültürlerini yaşatmaları doğal haklarıdır. Bu bağlamda, bu halklar mensuplarının dilleri başta olmak üzere kültürlerini yaşatmalarına, kanun önünde her konuda Abhaz/Apsualar ile eşit olmaları/birinci sınıf vatandaş olmaları tabiidir. 1. yılda bu konuda alt yapı ile ilgili konsept, Abhazya yöneticileri ve halk temsilcileri ile oluşturulacak; 2. yılda diğer halklar temsilcileri ile, hazırlanan alt yapı konseptine, pratiğe uygulama görüşmeleri-düzeltmeleri yapılıp son şekli verilecek; 3. yılda konseptin uygulamasına başlanacak ve 5. yılın sonunda bu proje sonuçlandırılacaktır. 
       Abhazya, büyük turizm potansiyeline sahip olduğu için, kısa sürede ‘cennet’ diye tarif edilebilen doğasını bozacak yanlış bir büyümeye muhatap olabilecektir. Her ne kadar bu konu ‘yeniden yapılanma proje’sinin konusu olsa da, yeniden yapılanma projesinin belli bir zamana yayılması gerektiğinden, konuda acilen-önceden doğru-uygulanabilir bir proje yapılması ihtiyacı vardır.
    Bu bağlamda; 1. yılın ilk sekiz ayında, Abhazya’nın hangi yönde büyümesi gerektiğinin ana başlıkları, ‘cennet doğa’ ön planda tutularak belirlenecek; 1. yılın son 4 ayında, ‘yeniden yapılanma projesi’ tamamlanıncaya kadar geçerli olmak üzere ‘büyüme öncelikleri ve kriterleri’ oluşturulacak ve 2. yılda kesin uygulamasına geçmek üzere her tür hukuki zeminin, Abhazya Devlet yetkililerince oluşturulması sağlanırken, aynı süreçte halkın bilinçlenmesi temin edilecektir.
      09 Mart 2008
(Not: Çalışma devam etmektedir.AC)

Sayı : 2008 06

Yayınlanma Tarihi: 2008-06-01 00:00:00