Kırşehir – Türkiye Çerkesleri 17. Bölüm

0
136

Değerli okurlarımız, 

Ahmet Cevat Benk’in hazırladığı bu araştırma dosyasında; Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin yerleşimleri, tarihçeleri, nüfusları, ekonomileri, asimilasyon karşısındaki kayıpları gibi bilgiler paylaşılıyor. 

Sizler de yaşadığınız bölgelerden ya da başka illerden bu konuyla ilgili arşiv bilgilerini ulaştırarak katkıda bulunabilirsiniz. 

ahmetcevatbenk@gmail.com


Tarihçe 

Kırşehir Çerkesleri, bölgeye iki farklı zamanda iskân edilmişlerdir. Birinci grup Hicri 28.09.1311 (28.04.1894), ikinci grup Çerkes ise 30.03.1313 (30.01.1895) tarihinde iskân edilmiştir. İlk gelen 12 aile Akçakent’in 1 km kuzeyindeki Eskiyurt mevkiine yerleşmiş ancak ikinci grup olarak gelen 70 hane Eskiyurt mevkiinin yetersiz olması nedeniyle her iki grup birleştirilerek şimdiki yerleşim yerine yerleştirilmiştir. Akçakent’in ilk iskânında bu yerleşim yerine “yeni şehir” anlamına gelen Şehricedit adı verilmiştir.  

Bölgeye gelenler, genel sürgünden uzun süre sonra Kuban bölgesinde Rusların iç göçe zorlayıp baskı yaptığı Çerkeslerden oluşmaktadır. 93 Harbi’nden sonra Ruslar uzun süre Çerkesleri iç göçe tabi tutmuşlardı. Bu dönemde iç göçü kabul etmeyen birçok Çerkes Osmanlı’ya gelmek için Ruslardan pasaport ve izin istemişler, izinleri çıkan Çerkesler sahillere inerek Osmanlı tarafından tahsis edilen gemilerle Trabzon, Samsun ve İstanbul’daki limanlarda indirilmişlerdi. Bu limanlarda bir süre karantinaya tabi tutulan Çerkesler Osmanlı’nın değişik bölgelerine Muhacirun Komisyonu marifetiyle iskân edilmişlerdi. Gelen nüfusun yoğunlaştığı dönemlerde ise toplama merkezleri oluşturulmuştu. Bu merkezlerden biri de Ankara iliydi. Ankara toplama merkezine değişik limanlardan gelen Çerkesler, farklı sancaklara planlama yapılıp iskân edilerek gönderilmekteydi. Kırşehir Çerkesleri de Ankara toplama merkezinden gönderilmiştir.  

Beşinci dalga dediğimiz bu sürgünde daha önce iç göçlere tabi tutulan Besleney, Kabardey, Abzeh, Şapsığ ve Hatukoy Çerkesleri muhtelif tarihlerde limanlara inmişler ve nakilden sonra toplama merkezlerinde bir araya gelmişlerdi. O nedenle bu Çerkeslerin iskânları da farklı boyların bir araya getirilmesiyle gerçekleşmiştir.  

Kırşehir’e yerleştirilen Çerkes nüfusu toplam 12+70 hane=500 nüfustur. Bu nüfus Çerkeslerin Hatukoy, Şapsığ, Kabardey, Besleney ve Abzeh boylarında oluşmaktadır.  

20.02.1965 tarihinde Şehricedit Köyü’nün adı Akçakent olarak değiştirilmiş ve bucak merkezi haline getirilmiştir. Akçakent, Çiçekdağı ilçesine bağlı bir bucak merkezi iken 9 Mayıs 1990 tarih ve 3644 Sayılı Kanun’la bağımsız ilçe olmuştur. 

 

Coğrafi yapı 

Akçakent ilçesi 39/37 kuzey enlemleriyle 34/06 doğu boylamları arasında yer alır. Toplam yüzölçümü 585 km, toplam nüfusu ise 6.261’dir. Nüfusun 1.182’si ilçe merkezinde, 5.079’u ise köylerde yaşamaktadır. Kilometrekareye 10.7 kişi düşmektedir. Toplam 19 köyü ve 1 kasabası olan Akçakent, 1410 m denizden yüksekliğiyle en yüksek ilçemizdir. Akçakent, Kırşehir’e 65 km uzaklıktadır. 

Yeryüzü şekilleri incelendiği zaman ilçenin en alçak yeri 750 m ile Kılıçözü Vadisi, en yüksek yeri ise 1641 m ile Karlıtepe’dir. Son derece engebeli olan arazi çok sayıda mevsimlik akarsu tarafından parçalanmış bir görüntü arz eder. En önemli akarsuları Kılıçözü Deresi ve en büyük kolu olan Manahözü, Karaboğaz ve Acıöz dereleridir. 

  

Kültürel durum 

Akçakent Çerkesleri de Türkiye’deki genel asimilasyon politikalarından etkilenerek genelde asimile olmuşlardır. Dil birkaç yaşlının dışında kullanılmamaktadır. Düğünler nadiren Çerkes düğünü olarak yapılmaktadır. Genelde karma düğünler yapılır. Köyün önce belde, daha sonra ilçeye dönüşmesi, yerleşim yerine göçü de hızlandırmıştır. Hızlı göç, hızlı asimilasyonu da getirmiştir. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here