Muharrem Baykan

5 yazı

İğde çiçekleri…

Zifiri karanlıkta poyrazın alıp getirdiği mızıka melodilerini, ansızın kabayelin çalıp götürdüğü zamanlarda açardı iğde çiçekleri.  Ansızın belli belirsiz gelen mistik, limonsu, aromatik kokusu bir anda yok olur, arardı gözlerim etraftaki en yakın...

Verimli bir toprak parçasına tutunabilme sevdasına kurban verilmiş hayatlar

Uzun bir kışın bitiminde...  Bereketli yağmurların sel olup, Zamantı boyunca uzanan uçsuz bucaksız çayırlıklarında eriyen kar sularının coşturduğu akarsu taşar, tüm çayırlıklar bir süreliğine su altında kalırdı…  Bu zaman dilimi tüm kışı ahırlarda...

Taş değirmen…

Tanyerinin ağardığı kızıl bir güz sabahında;   Geceden avlu ortasına çekilmiş “şıgu” (at arabası) içerisine,  Kaput bezinden çuvallara elenmiş namı diğer zerun buğdayı doldurmuş,  İntizamla at arabasına yüklemişti bile babam...  Sırasıyla atları ağıldan çekip, hamut...

Şeşen

Adını okuduğunuz andan itibaren olacaklara hazırlıklı olmanızı tavsiye ederim.  Bir harman sonunda Atilla ile karar vermiştik bu işi çözmeye.  İlk iş yürüyüşle başlasa da asıl mesele namı diğer “Zıxede” (Kendine güvenen, parantezi kendisi...

Werşer…

Derken bir başka beyaz sıvalı geniş antreli “yedeuh” (beyaz kil) sıvalı evden içeri girerken serin bir balmumu kokulu ambar önünden geçip bir başka haşeş’e (Misafir odası diyelim, kapatalım parantezi)…  Girer girmez sizi...