Süha Baytekin

41 yazı
1965 Almanya doğumlu. Baba İstanbul, anne Eskişehirli. Haydarpaşa Lisesi ve Marmara Üniversitesi Uluslararası İşletmecilik mezunu. Yüksek lisansını ve doktorasını İstanbul Üniversitesi Uluslararası İşletmecilik'te yaptı. Koç Holding ile başlayıp sayısız firmada yöneticilik, Hamoğlu Holding ile sonlanan, pazarlama, iletişim kordinatörlüğü... Şu anda emekli. Uzun yıllardır sosyal medya ve çeşitli mecralarda yazarlık... 5.000 fotoğraflık eski Çerkes fotoğrafları arşivi var. Kitapları: "Diasporada Çerkes Olmak", "Çerkes Sürgünnamesi", "Kutsal Ay’ın Kızları-1". Basılacak Kitapları: "Kutsal Ay'ın Kızları-2", "Kutsal Güneşin Çocukları", "Diasporik Hikayeler". Medeni durum: Bekâr.

Derneklere, iş dünyasına, halkımıza!

Bu yazıyı benim de hasbelkader içinde bulunduğum zümre adına sitem etmek için YAZMIYORUM. Yine halkımızın bugünü ve yarını için yazıyorum istidadım nispetinde! Ben, içinde bulunduğumuz yılları, diasporaların genellikle üçüncü nesliyle birlikte ortaya çıkan,...

O kadar da zor değil anlamak…

Neler oldu ? Orta Asya bozkırlarından yola çıkıldı. Hiç kolay değildi ata topraklarını terk etmek. O coğrafyada, böylesine meşakkatli bir yolculukta hayatta kalmak. Yeni bir yurt aramak. (............) Nihayet 1071 Malazgirt savaşı… Bizans...

Atalarımızın yaşadığı acıların genetik mirasçısı olabilir miyiz?

Aşağıda muhtemel bir çalışmamızın bir anlamda önsözünü okuyacaksınız. Doğrusunu söylemek gerekirse çok ciddi bir araştırma ve hatta uzmanlık gerektiren bir konu. Bu nedenle şu aşamada genel hatlarıyla bir şeyler yazacağım. Ama...

21 Mayıs: Biz ne istiyoruz?

Biz kimliğine sahip çıkan, aidiyet bunalımıyla bocalamayan, Hedefleri olan, düşünen, okuyan, soran, öğrenen, yaşayan, yürekli ve azimli insanlarımız olsun istiyoruz. Biz “Unutmayacağız, unutturmayacağız!” pankartlarının önünde fotoğraf çektirip birkaç gün sonra her şeyi unutmasa...

Gönen – Manyas sürgünleri

Gönen deme! Manyas deme! İkisini birlikte zikredip sonuna zinhar ‘sürgün’leri ekleme! Neden? Biz ağzımızı açmazsak, yazmazsak silinecek mi yakın geçmişin bu yüz karası? Varsa bir “müşterek aydınlık” simsiyah bir perde olup da girmeyecek mi...

Değerli kardeşim…

Benim seninle muhatap olmam senin için bir kazanç ya da lütuf olmadığı gibi olmamam da öyle fazla önemsenecek bir mesele ve büyük bir kayıp da değil. Ama şikâyet ediyorsan; Seninle muhatap olabilmem...

Bildiği dilden haykırsın herkes: Ah şu asimilasyon var ya şu asimilasyon

Bezginlik geldi şu kelimeyi, her gün birçok kez duymaktan, okumaktan. Ben de yazdım hakkında bir şeyler yazdım, yazdım, yazdım sonu gelmek bilmiyor. Temcit pilavı gibi. Hangi kelime mi? ASİMİLASYON... ‘‘Biz var ya biz,...

Üç yumurta

Dağların dürüstlüğü ve safiyetiyle “misafir olduklarını” düşündükleri topraklarda karşılaştıkları durumu ve tutumu anlamalarına imkân yoktu. Misafiri baş tacı eden, kalan son lokmalarını misafirlerine ikram eden, özgürlüklerine ve onurlarına son derece düşkün...

Simit

Tokat Zile, 1888 Bugün tam dört gün olacaktı. Uyanıp yine açlıktan ağlamaya başladıklarını duymamak için çocuklarının, sabah ezan okunurken kaldıkları izbeden sessiz sedasız çıkıp da, hükümet konağının önündeki bezgin ve öfkeli kuyrukta, kişi...

Yine kendimle konuştum bugün

Bazen bir bezginlik ve ümitsizlik hali… Hep var olan kötü niyet, haset, fesat, samimiyetsizlik daha mı batıyor ne gözüme? Yanlışların doğru kabulü, bu sözüm ona doğrulara talebin çokluğu, şablonlar, at gözlükleri, tabular, düşünememek,...