Antlaşmalarda Kafkasya (1700-1829)

0
139

Siyaset sahnesinde ve uluslararası antlaşmalarda Kafkasya, Rusya Çarlığı ile Osmanlı İmparatorluğu’nun çekişme sahası oldu ve uluslararası belgelerde de bu şekilde yer aldı. Moğol istilası sonrası, onların Kafkasya üzerindeki hâkimiyeti, Altınorda Devleti’nin mirası kabul edildi, onun yıkılmasından sonra da Kırım Hanlığı’nın ve Kırım Hanlığı’nın Osmanlılar tarafından fethinden sonra da Osmanlıların etki alanı olarak sayıldı ve dünya arenasında siyasi kaderi de onunla ilişkili sayılarak bu doğrultuda şekillendi. Bir kısım Kafkasyalı beylerin kimi Osmanlı, kimi Rusya yanlısı tavır aldılarsa da halk 1864 Mayıs’ına kadar bu oldubittiye karşı direnerek vatanını son ana kadar savundu. Aşağıda, Rusya’nın Kafkasya’ya ilk hamlesi olan Azak Kalesi’ni fethinden Edirne Antlaşması’na kadar Osmanlı-Rusya arasında yapılan antlaşmalarda Kafkasya ile ilgili maddeleri yorumsuz olarak sunuyoruz. 

14 Temmuz 1700 İstanbul Antlaşması; 

“Madde 4-Azak kalesi ve buna tabi eski ve yeni kasteller ile kasteller arasında olan arazi ve sular Rusya’nın olacaktır. 

Madde 7- Azak kalesine, Azak ile Kuban arasından on saatlik mesafe kadar bir arazı ayrılarak burası Osmanlı Devleti’nin elinde kalacaktır. Nogaylar, Çerkesler ve Osmanlı devletine tabi olanlar hayvanları otlamak için gelen Rus ve Kazaklara müsaade edeceklerdir. Bu arazide kastel ve kale yapılmayacaktır.”1 

24 Haziran 1713 Edirne Antlaşması; 

“Rusya’ya tabi Kozakların ve Kalmukların Osmanlı Devleti’ne, Kırım Hanlığı topraklarına ve Osmanlı Devleti’ne tabi Çerkeslerin de Rusların, Kozakların ve Kalmukların topraklarına tecavüz etmemesini, iki devlet arasında sınırların belirlenmesini” öngörüyordu. 

8 Eylül 1735 Belgrad Antlaşması; 

“Azak Kalesi Ruslar tarafından boşaltılıp yıkılacak, işgal ettikleri toprakları da terk edeceklerdi. Ayrıca 6. maddesine göre “Büyük ve Küçük Kabardeyler hiçbir tarafa tabi olmayıp müstakil kalacaklar ve iki devlet arasında fasıla teşkil edecekler; Osmanlı, Rusya ve Kırım Hanlığı Kabardeylerin işlerine karışmayacaklar” diyordu. Bu antlaşmadan sonra İngiltere, Fransa ve Almanya devreye girerek Osmanlı ve Rus devletlerinin kendi başlarına antlaşma yapmalarının önüne geçtiler ve onlar olmadan tek bir barış antlaşması bile imzalanmadı.”2 

Temmuz 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması; 

“Madde 21- ‘İki Kabartay yani Büyük Kabartay ve Küçük Kabartay, Tatar taifesi ile vaki civariyetlerinden naşi kırım hanları ile taallukları olmakla Rusya Devleti’ne tahsis olunmaları maddesi Kırım hanlarının ve meşveretinin ve Tatarbaşlarının iradesine ihale oluna’ denilerek Kabardey bölgesinin statüsü Kırım Hanlığı ve Kabardey beylerinin takdirine bırakılıyordu.”

9 Kasım 1779 Bağlılık Senedi;  

Bir kısım Kabardey beyi Rusya devletine, Kuran-ı Kerim’e el basarak sadakat yemini ettiler. Yemin belgesini imzalayan pşılar, Rusya yanlısı Jankhot’un emirlerine itaat edeceklerine söz verdiler.3 

1781 tarihinde Ferah Ali Paşa Batı Kafkasya’daki Soğucak Limanı’na çıkarak İslam dinini yaymaya çalışmak suretiyle Osmanlı devletinin Kafkasya’daki nüfuz ve kuvvetini artırmaya çalıştı. Şapsığ kabilesinden Hacı Hasan Ağa’nın kızı ile evlenerek akrabalık kurdu. Bu yolla kabilelerden Osmanlı devletine karşı sadık kalmalarını sağlamak için söz alıyordu.4 

1783’te Gürcistan Kralı İrakli, Rusya ile 13 maddeden oluşan bir antlaşma imzalıyor ve Rusya’nın himayesini kabul ediyordu.5 

9 Ocak 1784, “Kırım’ın senedi” ile Kırım Rusya’ya bırakıldı; 

“Soğucak Kalesi’nin Osmanlı devletinin mülkü olduğu Rusya tarafından kabul edilecek, Kuban Nehri iki devlet arasında sınır olacaktır. Rusya’nın, Osmanlı devletinden senedini istediği yerler Kırım, Kuban ve Taman’dan ibaret bulunuyordu. Osmanlı devleti tarihinde ilk defa bir toprak parçası bu şekilde ve bir vesika ile de imzalanmak suretiyle bir başka devlete verilmiştir. Kırım’ın tamamını kapsayan bu bölgelerin ahalisinin tamamı Tatarlar ve Çerkeslerden oluşmaktaydı. Rusların Kırım’a yerleşmesiyle beraber kitleler halinde göçler başladı.”6 

“Kırım’ın ilhakını teyid babında verilen Sened’in tasdik suretinde devrin padişahının hâlâ kendisini ‘Tataristân ve Çerâkise ve Kabartayân ve Gürcistân ve Deşt-i Kıpçak ve ilât-ı Tatar’a dâir ol havâlilerde vâki‘ umûmen sığınak ve bi’l-cümle tavâyif-i Tatar’ın Halife-i azam ve şehriyâr-ı…’ olarak tanıtmakta olması (bk. Belge No: 169), Kırım hesabının daha henüz kapanmadığının işaretinden başka bir şey değildir.”7 

1789 Yaş Antlaşması; 

Kırım ve Taman’ın Rusya tarafından ilhakı tasdik edilerek Kuban Nehri’nin hudut olduğu (madde: 2), Kartli-Kaheti (Gürcistan) üzerindeki Rus himayesi kabul olunuyordu (madde: 5).8 

28 Mayıs 1812 Bükreş Antlaşması Kafkasya ile ilgili maddeler; 

Kuzeyde Kuban Irmağı’ndan güneyde Bzıb Irmağı ağzına kadar; içerisinde Anapa Kalesi de olacak şekildeki Karadeniz; Osmanlı’ya bırakılacak, Bzıb Irmağı’ndan Rioni Irmağı’na kadar olan Karadeniz suları ise Ruslara bırakılacak.9  

1826 tarihinde Trabzon valisi ve Anapa muhafızı Çeçenzade Hasan Paşa tarafından Adige ve Abaza kabilelerinden bağlılık senetleri alındı.10  

14 Eylül 1829 Edirne Antlaşması; 

“Kuban Nehri’nin ağzından San Nikola Limanı’na kadar liman-ı mezkur dahil olmak üzere cem-i Karadeniz sahili ilelebet Rusya devleti tasarrufunda ola” diyerek Osmanlılar Kafkasya’yı Rusya’ya terk ediyorlardı.11 (Gökçe, s. 245) 

04.13.1856 tarihli Bağlılık Senedi; 

134 Çerkes liderinin imzaladığı Osmanlı’ya bağlılık senedi vardır.12  

1789’da Anapa’ya gelen Battal Hüseyin Paşa 13 Ekim 1790’da Ruslara teslim oldu. (S.M. Bilge) 

30 Mart 1578 Özdemiroğlu Osman Paşa’nın Kafkasya seferleri dışında pek askeri harekât yok denecek kadar azdır. Altınorda “mirası” olarak bakılan Kafkasya, ikili anlaşmalarla haksız olarak Rusya’ya bırakılıyordu. 

  

Kaynakça: 

1- Osman KÖSE, Rusya’nın Karadeniz’le İlk Buluşması: İstanbul Antlaşması (13 Temmuz 1700) Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt: 15, Sayı: 28, Aralık 2012 

2- S. M. BİLGE, s. 205, Osmanlı Çağında Kafkasya, Kitabevi, 2012 

3- Kaynak: 2 

4- Cemal GÖKÇE, Kafkasya ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Kafkasya Siyaseti, Şamil Vakfı Yayını, 1979 

5- Kaynak: 4 

6- Osman KÖSE, Osmanlı Devleti Tarafından Kırım ile İlgili Rusya’ya Verilen Resmi Belge “Sened” (1784) 

7- KEMAL BEYDİLLİ, Osmanlı-Rus Antlaşmaları 1700-1834, İstanbul: Devlet Arşivleri Başkanlığı, Yayın No: 4, 2019, s. 464. ISBN: 978-605-68926-3-9  

8- Kaynak: 2 ve 4 

9- Kaynak: 2 

10- Zafer Süren, Çerkes Ahidnameleri Üzerine Düşünceler, Tarık Cemal Kutlu Armağanı, Editör Erol Yıldır, Yeni Dünya Yayıncılık, İstanbul, 2009 

11- Kaynak: 4 

12- Kaynak: 10, Ek-7; Başbakanlık Osmanlı Arşivi Belge No: HR.To.248/26 1856.04.13 

  

Görsel kaynakları 

a- Kırım senedi: Osman Köse, 2012 

b-Kuban’ın serbestiyesine dair: BOA. HAT146/6149 

c-Kırım, Kuban vs yerler müzakeresine dair : BOA. HAT 146/6184 

Önceki İçerikMacron’a seçim tokadı
Sonraki İçerikOubykh Mektupları Temmuz 2022
Jiy Zafer Süren
1951’de Samsun’da doğdu. Üniversite’yi terk etmiş ve muhasebeci olarak çalışarak emekli olmuştur. Çeşitli dergilerde şiir ve araştırma yazıları yayınlandı. Kafkasya üzerine yayın yapan, As Yayın’ın kurucuları arasında yer aldı. “Çipxe, Kafkas Aile Armaları” (derleme) ve “Tama Bahar Gelmeyecek” (şiir) isimli iki kitabı vardır. Nisan 2008 itibariyle Jıneps gazetesi yazarları arasında yer aldı, Ocak 2011 tarihinden bu yana yayın kurulu üyesidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here